hayatımda gördüğüm en sağlam içiciydi
ben 1 taneyi dipleyene kadar o 2 tane yuvarlıyordu
62ytl’nin olduğu biryerde ıslak mendilden kültablası yaptı
ki bu hayatımda gördüğüm en fantastik şeydi
kahvaltıda biranın içine yumurta kırdı
içimden vay amına koyim dedim
ama bozuntuya vermedim
orada biryerlerde henüz tanımadığımız ne kadar çok insan var hepsi birbirinden gerizekalı ya da uç insanlar.

Bu tip durumlarda ne yapılmalı
ilişki yönetmeyi bilmem. anlamam da. birisi terk edecekse o ben olmam ama oraya kadar getiririm. ama o anda da son hareketimi yapar, top boşu kaleye yuvarlarım. uzatmaları oynamayı sevmem. zaten beceremem de. denediğim olmadı değil. çok leş karılarla da beraber oldum, çok klas kızlar da. tek ortak noktaları ben sıradakine geçene kadar benimle beraber olmalarıydı ya da tam tersi.
mükemmel bi hatun vardı. onu ben terk ettim. sanırım ya da tam tersi.

karper peynirlerde, bilimum çeşit sucukta yer alırdı bu tip logolar. pazarlama stratejisini hiçbir zaman çözemedim bu anlayışın. gülen ineğe bakıp götümle gülerim her zaman. siz de gülün biraz. dünya sikime, gülen inek götüme dersiniz bu en doğrusu olur aslında.
HATIRLATMA
karper peynirleri fransadaki dünya lezzet yarışmasında birinci olmuştu.

BBP Beşiktaş adayı Recai abi kazanamadı seçimleri, çok üzüldüm. Böyle adamları iktidara getirmeyenler sikilmeye mahkumdur, ne diyeyim daha ben. YAZIKLAR OLSUN !
evet, doğal dürtüler bunlar. engel olmam imkansız, zaten yaratılış olarak hep fırsatını kollarım. varlığımın sebebi bu, buna programlanmış bir makine gibiyim. devamlı onu düşünmeye kanalize oluyorum. elime geçtiğinde de önce parmaklarımı gezdiriyorum… iki tarafından… sonra da… sıkıyorum… evet, sivilcelerimi kan gelene kadar sıkıyorum.
sizlere denk geldi mi bilmiyorum ama böyle hatunlar var. belki erler de vardır. heteroseksüel bir insan evladı olduğum için tecrübe edemedim. şimdi olay şöyle : sevişirken kız sola(kendi soluna) doğru çekiyor. ulan bu ne anasını satıyim biraz hava değişikliği olsun falan diyip akışı sağa almaya yeltenirseniz devriliveriyorlar. üsttelerse devriliyor, siz üstteyseniz sizi devrilmeye zorluyorlar. durum harbiden ilginç olduğu için deneysel hale getirip foreplay safhasını uzun tutuyorum.
ve dedim ki bu olayı magnus etkisi ile açıklayabilirim. gidilen vektörün(kızın aldığı yol) ters istikametine(ben) doğru dönen diğer yüzünden daha hızlı olmasından ötürü partnerim sola doğru falso alıyor. sonra sakin kafayla düşününce değilleyiverdim hemen bu teorimi. mal ben.
hala konuyu sağlıklı şekilde izah edememekle birlikte birden fazla insandan görülmesinden ötürü genektik kaynaklı olabileceğine kanaat getirdim. insanların bazıları dilini sola kıvırır da sağa kıvırken değişik şekillere girerler ve yahut yine bazıları dilini U yapamaz. nice delikanlı gördüm, “çalışırım, didinirim, kampa girerim; bu dil rulo olacak birader” yollu bir misyon edinmişlerdi. bilgiye giden yolda heder oldular. haha.. ne yazık, dil muhabbeti öğrenebilen birşey değil sevgili molozlar. aynı şekilde çift taraflı sevişmenin de öğrenilebilir birşey olduğunu düşünmüyorum. moli balığı’nın 46 kromozomlu olması kadar bilimsel bu söylediklerim.
ulan çok komik ya, ahahaha, bak hala gülüyorum. pervasız pervanem ekran kartımdan çıkıp bilgisayarın kasasının kenarına yapışmış. mıknatıslı ya, en yakın demire dayamış kıçını. çok kaşar bir ekran kartım olduğunu düşünüyordum zaten, kimbilir kaç aydır orada, hınzır şey ya. böyle bir şey yaşamak istemiyorsanız nvidia kullanmayın.

Yıl 1975… Politik görüşler yüzünden milletin birbirini öldürdüğü zamanlar… Bu görüşler o dönemlerde çekilen filmlere de konu oluyor tabi Deli Yusuf örneğinde olduığu gibi. Film Bolu Beyi Abbas’ın gecekondu mahallesini sömürmeye çalışmasını ve mahallenin delikanlısı Deli Yusuf’un aynı zamanda Abbas Holding’in de sahibi olan para babasına karşı verdiği emsalsiz mücadeleyi konu ediyor.
Benzeri çok bu filmin, konuyu kısaca geçeceğim. Deli Yusuf para babası Abbas’ın kızını sever, mahallede yaşamaya başlar kız da babasını reddederek. Deli Yusuf mahalleye gelen siyah takım elbiseli adamları her seferinde döver, zira bunlar Abbas’ın adamlarıdır. Sonra bu siyahlı adamlar mahallede yaşamak istediklerini ve artık köle olmak istemediklerini dile getirirler. Sonra Abbas çıldırır, dozerlerle mahalleyi basar. Der ki kızımı geri verin, ben de size tapularınızı vereyim yoksa evlerinizi yıkarım. O esnada Deli Yusuf ile kız nişanlanmaktadır fakat Yusuf sevgisini kalbine gömer ve kızı babasına gönderir. Abbas da tapuları mahallelilere gönderir ancak mahalle sakinleri tapularına bakmak istediklerinde bir şokla karşılaşacaklardır. Bütün kağıtların üzerinde “ALDIN MI?” yazmaktadır. Neyi kastederek aldın mı yazdıklarını bilmemekle beraber mahalle sakinlerinin despot para babası tarafından mandepsiye bastırıldığını söyleyebilirim. Mahalleli için ikinci şok ise dozerlerin mahalleye evleri yıkmak için girmesidir, giriş yaparken de dozerler hayvanat bahçelerindeki gorilleri ve ahırlardaki eşekleri anımsatan karmaşık bir ses çıkarmaktadır, sebebini bilmiyorum. Para hırsından ağzı sulanmış, insanlıktan çıkıp hayvana dönüşmüş, aç gözlü, kurdukları feodal düzenle halkı sömüren burjuva sınıfına atılmış bir kızıl tokat olarak değerlendirebiliriz ama. Hayvan sesi çıkaran dozerlerin hedefi Deli Yusuf’un babasının oturduğu kondu olur ve babası içerdeyken ev yıkılır. Dozer yıkıntıdan dışarı çıktığında kepçesinde Deli Yusuf’un babasını yatarken görürüz, dozer onu havaya kaldırır. Deli Yusuf 10 kişiyi döver, dözerin operatörü de dahil. Sonra babasını yere indirir. Dozerle yolculuğa çıkar, kötü adam Abbas’ın malikanesini basar. Orada da herkesi döver, Abbas’ın parayla kurduğu kirli imparatorluğu çökmüştür. Bence saçma bir filmdi.
Fimden çok etkilenen yönetmen James McTeigue 2005 yılında V For Vendetta adlı filmi çekmiştir. 2006 yılında vizyona giren filmin Deli Yusuf kadar başarılı olduğu söylenemez.
bazı iletiler inanılmayacak derecede zekice şekilde kurgulanmış. en az emine erdoğan’ın göz yaşları kadar estetik göndermeler var. alt alta okuyorum bazen onları. kendi içinde tutarsız bir duygu şelalesi oluyor messenger’ım.
tutarsız derken şöyle;
-”i would miss you if i never knew you.”
-”sen sensiz gel.”
-”seviyorum hüleyn!”
-”selçuk dereli; sen git, annen gelsin.”
sarhoş olup, seviyorum hüleyn şeklinde nara atan arkadaşlarımı gülhane parkında görücüye çıkartmak istiyorum. sunumunu da halit kıvanç yapsın hatta.
festivaller için aldığım biletler en az babylon’a gelen indie gruplar kadar anlamsız. jurnal çok güzel bir sokak. winona ryder fena bir hatun.
“tanju okan hayatta olsa oyumu ona verirdim.” -Heper
“tanju okan hayatta olsa ona verirdim.” -sivil itaatsiz
part time lover + full time friend : en harikası bu lan bugüne kadar gördüğüm iletilerin. kesin angelic fruitcake, forbidden snowflake kavırı yapan alterno bi grubun debut albümünün adı falandır.
/melaba romantizm
izleme : nick and norah’s infinite playlist *festival*
dinleme : unbelievable truth – misc. *damar*
/yaşasın kötülük
izle : tokyo gore police *festival*
dinle : where it ends *heper*
bilseydim yapmazdım, çok aptalca işler yapılıyor çünkü internette. insanlar çok embesil. ellerine ne versen hemen bokunu çıkarıyolar. yazık çok yazık.

Alın bakalım hatuncuklar. Masaüstlerinize yerleştirin bu fotoğrafı. Her sabah PCnizi açtığınızda Coni pipisi günaydın desin size.
bar, meyhane, kaldırım farketmez. birşey içeceksem cin-tonik olsun isterim. istemediğim zamanlarda ne zaman isteyebileceğimi düşünürüm. çünkü g&t tam bir icebreaker’dır. icebreaker ne lan pseudo-entel şeklinde tepkilere hazırım : sana ne lan. zerafetinden ödün vermeden soran bayanlar için de bir açıklama yapmıyorum, blogu takip eden eşcinsel ve erkek vatandaşlarımızı kaçırmak istemeyiz. kralların içkisi şarap falan değil, g&t’dir. masaya gereksiz bir enerji yüklemesi yapar. üstelik bir kişinin tatbik etmesi yeterlidir. (bilmeyenler için fitil değil, korkmayın)
bu konuyla ilgili omuriliğimin kaydettiği veriler şöyle :
- 4 erkek 2 kız 1 g&t > 1 çift 3 erkek 1 kız // bu kız mormon falandı sanırım.
- 3 erkek 2 kız 1 g&t > erkeklerden biri erken kalktı.
- 2 erkek 2 insan 1 g&t > 1 çift 1 erkek 1 insan // normalde kız kategorisine koymadığımız insanlığı için sevdiğimiz birileri alkole dayanınca kız olabiliyor .
- 1 çift 2 kız 1 g&t > yalan rüzgarı // o günden sonra konuşmadım.
- 1 erkek 1 kız 1 g&t > ilginç bir reaksiyon // dillendirmek istemiyorum.
- 5 erkek 1 oda çok g&t > hiç olmasın dilerdim.
aslında Heper bunlara spss ile bi ayar çekse, bu milenyumun john nash’i olabilirim diye düşündüm şimdi. abi herşey 1 g&t’ye mi bakıyor dediğinizi duyar gibiyim. valium falan kullanıyorsanız, 1′e değil yarıma bile bakabilir. ama kullanmıyorsunuz. bayaaa bi likide ( en az 1 g&t ) bakıyor. yalnız votka olmasın o likitler.
opeth yanlış yazmış bu şarkıyı, bu ne puslu aralık ayıdır. birkaç yazı önce küfür ettiğim güneşten özür dilerim. kendisi ni gösterince içimiz sevinçle, moralle dönüyor; nolur dön artık. sıcaklığın 150 milyon kilometreyi yakın kılsın yine.
sanırım biraz fazla hastayım.
dersem suratıma bön bön bakarlar, ben de kötü müydü? derim. atan değil eğlendiren forvetti. attığıyla değil kaçırdığıyla söz ettirirdi adından. kendi taraftarı değil rakip taraftar tarafından sevilrdi. başka defans oyuncuları değil fatih akyel durdururdu onu. zıtlıkların adımı olması bir yana ismiyle de insanları terbiyesizleştirirdi. ne zaman amokachinin adı üçten fazla kez bir grupsal muhabbette geçse grup üyelerinden biri bir yere telefon etmek için ortamı terk ederdi. ercan taner üstüne basa basa ama kaçi derdi, adanalıların uyarıcısı olurdu. viagra ile amokachinin şovtivi haberlerine aynı zamanlarda konu olup, türkiyeye beraber gelmeleri elbette tesadüf değildi. bana göre ama-rikanın oyunuydu. hee “ne bunlar lan, ben olmuşum papadapulos, krizdeyiz krizde” deyip böyle şeylerin sikinizde olmadığının altını çizersiniz, ben de sizin üstünüzü çizerim. paskalnuuma da iyiydi ya.