-- Anal İz

son model rol model

çocuğunuz mu var. ah, onu geçelim. evli ve çocuklu vatandaşlarımızın 62’yi okuyarak göz zinası yapmasını istemem. baştan alıyorum. çocuk musunuz. hayat çok mu zor. tutunacak bir dal, gölgesinde uzanabileceğiniz güçlü bir figür mü arıyorsunuz. o halde şirketimizin sadece özel olarak geliştirdiği rolmodel5000’le tanışmanızın vakti geldi. gazla çalışır. çok yakmaz.

ahah. merhaba. rol modeller en az bel gamzeleri ve katil balinalar kadar önemlidir. yaşınızı parmakla gösterebilecek kadar küçükseniz, boyunuz bir metre civarıdır. ve seçme şansınız yoktur. kahraman, babanızdır. adamı ampul değiştirirken izlersiniz. tanrı mı lan bu, dersiniz. derdiniz yani. şimdi küçük yeğenlerim hannah montana izleyip, acayip danslar ediyorlar. korteks kalınlığı boy ile doğru orantılı sanıyorum. çocukların ortak özelliği budur. küçük ve salak olmaları. ayrıca çok fazla gürültü yaparlar. ve onlar evdeyken sigara içemezsiniz. evet. salak olmalarından daha sinir bozucu bir şey varsa o da en az kendileri kadar salak ünlüleri örnek almalarıdır. düşünsenize bir aptalla bir andavalı aynı potada eritiyorsunuz. ergenliğe inceden inceye girmeye başladığında yani evden kaçıp istanbul’a şarkıcı olmaya gidecek yaşa geldiğinde de eşinize dönüp şöyle diyorsunuz: “levent, biz ne yaptık”. bi’ sik yapmadınız. ufaklık sizi hiç çivi çakarken ya da kek kabartırken görmedi. onu televizyonun önüne atıp, diğer ebeveynlerle scrabble oynadınız.

ben küçükken chuck norris vardı, teksas polisi. adam ayırmadan dövüyordu. bir uyuşturucu karteli lideri veyahut alışveriş merkezi yapmak için ağaçları kesen bir iş adamı olabilirdiniz. fark etmezdi. chuck norris bir yolunu bulup döverdi sizi. bir de lassie vardı. kahraman köpek. o dövdürürdü. ama hep ilgi odağıydı. iyiydi. seçenekler bunlardı. bir süre lassie olmaya karar verdim. fizyolojik açıdan mümkün değildi. burnum yeterince koku almıyordu. lassielik’ten istifa ettim. izlemeye devam ettim tabi. 130 kilo ağırlığındaki camı açtığımda sürekli tebessüm eder halde bulduğum karşı apartmandaki komşumun odasında oturup saatlerce tenis maçı seyrettiği gibi seyrediyordum, lassie’yi.

neden olduğunu hatırlamıyorum. chuck norris olmayı hiç denemedim. sokak lambası olmak istedim bir süre. sokak lambası lan. sokak lambası pizza kulesi gibi heybetli bir şeydi, o zamanlar. hiç konuşmazdı. her sokakta bir tane vardı. yeterdi. sokak lambasıydı o. yalnızdı, ama zavallı değildi. sonra sega falan aldım işte. ahaha.

Bir Cevap Yazın