-- 05:45 Hikayeleri

yüreğim parçalandı

bu kargalar insan değilmevsim yaz, hava nemli olduğundan kış uykusu berraklığında uyuyamıyorum. ensede başlayan yastık bacak arasında bitiyor, sevgili okurlarım. üstelik bu dönüp, dolaşmalar, yastıklarla güreşmeler sadece yatak odasında olmuyor. arada kendimi atıyorum salona orayı tavaf ediyorum. beğenirsem salonda devam ediyorum. yok, beğenmezsem gece devam ediyor.

işte dün yine salondayım. çıtır, pıtır sesler. kanat çırpmalar falan. bütün cam, kapı açık olduğundan hışırtılar falan birbirine karışıyor. zannedersin arkada einstürzende neubauten çalıyor. uyku sersemi insanın aklına hangi sivrisinek kanat çırpar lan gibi fantastik şeyler geliyor. gözümü bir araladım ne de göreyim bir kumru. güvercin de olabilir tabi arasındaki ayrımı bilememekle beraber eksikliğini hissetmiyorum. neyse işte, göğsünün üstüne yatmış kanatları yordamıyla ordan oraya kayıyor hayvancağız. şimdi seni salsam dışarı kedilere yem olursun be yavrucuğum dedim. acaba harbiden sakat mı yoksa poz mu yapıyor diye kontrol etmem lazımdı. ona doğru iki adım attım hemen ayaklanıverdi köpoğlusu. birde flapları kontrol etmek için alkış tuttum. eleman uçmayı da becerdi. tuttum, saldım dışarı. vurdum kafayı yattım sonra.

yemek için birkaç parça nevale alayım diye çıktım. köşede kuşun cansız yatan bedenini gördüm. işte o hissiyatı kelimelerle anlatamam. osaat iştah miştah kalmadı. dağ gibi adam heder oldu. kuşun etrafında dört döndüm. temiz bi 10 dakika kedi ve kedigillerin ağzını yüzünü siktim. biraz sakinleşince daha dikkatli baktım hayvancağıza. küçük çapta bi olay yeri inceleme yapayım dedim. gözleri sivri bir aletle çıkarılmışa benziyordu. biraz düşündüm ve bu puştluğu ancak kargaların yapabileceğine kanaat getirdim. kediler için düzenlediğim merasimi kargalar için tekrarladım. ama nasıl kötü olduğumu anlatamam sevgili okur. o kadar kötü oldum işte. bu aralar çok hassasım kenan evren’den ötürü olsa gerek. 62’nin duygu yüklü sayfalarında tekrar buluşmak dileğiyle.

Bir Cevap Yazın

  1. Senin eve gecenin bir körü düşmese sokağa düşecek yine bir yırtıcı türüne (kedi-karga) av olacaktı. Doğa Kanunu bu! Hadi kuştan geçtim ya o yastık o zavallı yastık her gece başka bir gece yırtıcısı tarafından ense kökünden bacak arasına kadar tacize uğruyor.
    Ey kul! bu Tanrı’nın sana bir mesajıdır! Eve kendi türünden yırtıcı bir kumru atmanın zamanımı gelmedi mi.?

    ahahahay! Bayıldım ben bu blog’a (buda pekbi kukucan tarzı oldu ama idare et 🙂