çok fena durumlar çok

yahu aslında ben ne kadar yalnızmışım, durumlar sandığımdan da fenaymış. geçen gün farkına vardım. yalnızlıktan sıkıntıda öleceğim demiyorum ama bankta tek başıma oturup kahve içtiğim gün sadece adres soran bir kişiyle konuştuğumu farketmem çok acı vericiydi. yaşadığımız galatasaray mağlubiyeti sonrası beni sadece annemin arayarak taşak geçmesi de cabası, önceden böyle olmazdı. kendimi paketin dibinde kalmış, parçalanmış, kırıntılara bölünmüş bir peynirli kraker gibi hissederken ablama açılayım dedim. “çürüyüp gidecek olan bir organik madde içimi sızlatıyor” dedim, “ben heykelini yaparım merak etme” dedi. beraber metro beklerken ona sarı çizgiyi geçirttim. dünkü takvim gazetesinde yarım sayfa haberdi zaten. şimdi heykelini yapıyorum, ara vermişken bir şeyler yazayım dedim.

4 Responses to “çok fena durumlar çok”


Leave a Reply