bugün çok sıkılmıştım. aklıma eski sevgilim geldi. gelmesinin sebebi miles reklamları. sevgilimle sürekli tatile çıkmayı planlardım. o zamanlarda riomaggiore’de kayıkla gezmek, st. tropez’de yüzmek, paris’te akşam yemeği, moskova’da içilecek vodka ve akordiyon eşliğinde yapılacak dans her şeyden öteydi. hakikaten o zamanlar ki bana bakıyorum, bir de şimdiki bana. şimdikine bakamıyordum, ayna lazımdı. duş aldım, aynanın karşısına geçtim. kim lan bu orospu çocuğu dedim, ayna biraz nemlenmişti.
son zamanlarda thrice – eclipse dinliyorum. bugün m.g. beni aradı, ı.e. ise tanrı oldugunu iddaa ediyor.
bu yazıyla birlikte blogda yeni bir kategorinin ilk yazısını yazdım.
Thrice efsanedir. Bizim topraklarda pek bileni yok gerçi ama bence çağımızın en iyi gruplarından biri. Şimdi güzel şarkılarından birkaçını söylemeye kalksam bu yorum bitmez, diskografinin yarısını sayarım. Son albümleri Beggars daha yeni piyasaya çıktı, tavsiye ederim. Diğer albümlere nazaran biraz zayıf kalmış, ama albümün kötülüğünden ziyade diğerlerinin -özellikle son iki çalışma Vheissu ve The Alchemy Index- aşmışlığından kaynaklanan bir durum.
thrice’ı bilenler var ya
http://www.riffual.com/15/08/2009/thrice-beggars/
lan bu adam bad religion dinliyor. uzaktan sevsem mi?
henüz aksini ıspatlayacak bir olay olmadığına göre, bence hala tanrıyım