-- 05:45 Hikayeleri

fotoğraf albümü #2

Farkındalık buradaki olay

gizli sandığımdan çıkardığım tozlu, yıllarca el değmemiş fotoğraf arşivimin en nadide eserlerini sizlerle paylaşmaya devam ediyorum saygıdeğer okurlarım. ahh yeniköy sahilleri ahhh. cumhuriyetin ilk kurulduğu zamanlarda istanbulun yeniköy semtine zekaları ve güzellikleriyle nam salmış katenaçyo kamuran‘dan ve küçük kardeşi açıkfutbol meral‘den bahsetmenin vakti geldi.

vaktiyle istanbulun asilzadelerinden birinin -ismini güvenlik sebebiyle zikretmiyorum- kızları olarak dünyaya gelen katenaçyo kamuran ve açıkfutbol meral çocukluklarından beri hem yeniköy esnafının sevgilisi hem de cumhuriyet ilkokulu öğretmenlerinin meda-i iftiharı oldular. liseye geldiklerin memeleri çıkmış, basenleri ise ilgi çekici bir hal almıştı. güzellikleriyle de istanbul’un bütün delikanlılarını peşlerinden koşturdular. ne zaman kamuran ile meral dışarı çıkacak diye bir haber çıksa otuzbircisinden lamerine, teknocusundan headbangerına bütün oğlan çocukları sahildeki lunaparkı doldururlardı, ta dudulludan bile gelenler olurdu. o zamanlarda gençler edeplice lunaparklarda eğlenirlerdi, şimdiki sevişmeli kafeler, arapaslı barlar o zamanlar yoktu.

farklı özellikleri de vardı tabi güzel prenseslerin. ah ne güzeldi onlar. fotoğrafta yukarıda duran katenaçyo kamuran daha asosyal, genel olarak da tarih, arkeoloji, ilahiyat, arkeoloji, astronomi, gastronomi, gibi içine kapanık salak bir kızın merak saracağı ilimlerle ilgilenen bir kızdı. sahilde tek başına gitar çalardı, lisede öğrendiği ingilizceyle fragile dreams, forgotten hopes gibi şarkılar yazmıştı. üniversitede endüstri mühendisliği okudu. sonra amerika’ya colorado universitesinde işletme master’ı yaptı. brand management adlı teziyle o zamanların iş dünyasında büyük yankı uyandırdı. procter and gamble adlı bir şirkete de consulting gibi bir şey yapıyordu, öldü orada.

açıkfutbol meral ise sanatla, tiyatroyla ilgilenirdi. zehir gibi çalışan kafası sayesinde istanbul üniversitesi fizik bölümünü bitirdi. fizik bölümündeki zeki oğlanları da sevindirdi hep, üzmedi onları. sonra princeton üniversitesi diye bir yerde adını hatırlayamadığım ama ünlü birinin asistanlığını yaptı. dur bakayım, einsteindı galiba adı. neyse önemli değil. sonra da öldü meral. esasında görgüsü yüzünden kamuranı daha çok sevdiğimden onu bu yazıda kayırmak istiyorum ve meral faslını kısa kesiyorum. oley.

yeniköy’deki halı sahada her yıl cemrenin havaya düştüğü gün  mahallenin gençleri bu iki zeki ve güzel kızın anısına dostluk maçı yapar. ahh ne çok severdik biz onları.

Bir Cevap Yazın

  1. sezyumla konunun alakası var mı bilemedim. aydınlat beni. fotoğrafla alakalı bir şeyse sezyum bize teşekkür etsin

  2. takipte es geçmiş olabilirim ancak bunun da içinde bulunduğu yaklaşık 50-60 kareyi sezyum wtf photos olarak 4-5 ay kadar önce biz fanilere göstermişti.