-- 05:45 Hikayeleri

bunu fransızca söyle

çok eski bir kankamın isteği üzerine apar topar paris’e uçtum. dün akşam da le grand véfour’da idim. harika bir réstaurant. hay allah yine mi fransızca konuştum réstaurant demişim, restaurant olacak. masamız kalabalıktı ve masadakilerin ortak dili ingilizceydi. herkes ortaya konuşurken ingilizce’yi tercih etse de, ben ikili temaslarımı fransızca vasıtası ile yaptım. temaslarım daha çok deydirip, geçme şeklindeydi. almanca da konuştum birkaç kere, yahudi arkadaşlarıma şalom demiştim masaya oturur oturmaz. o yüzden fazla tepki çekmedi almanca yaptığım auschwitz esprileri. masamızın en gizemli ismi hiç kuşkusuz jaul paul sartre idi. en çok onunla konuştum daha doğrusu ona konuştum. o fazla konuşmadı. bir ara ağzını açacakmış gibi oldu, ama yine birşey söylemedi. ayağımın dibine baktım, 3 boş chateau saint-amand şişesi gördüm. sonra bay sartre’a bir daha döndüm nedense bizden oldukça uzaklaşmıştı. duvarda asılı duruyordu sanki ayrıca etrafında varak çerçeve vardı yine sanki. masamızda benden başka bir de polat alemdar vardı türk olarak. kendisi benden çok daha iyi konuşuyordu fransızcayı. aksansız fransızcasıyla masamızın tek bayanı ürdünlü amira’yı baştan çıkarışını adeta aslan belgeseli seyreder gibi  izledim. sabah kalktığımda adeta mor görüyordum. o kadar alkol almıştımki her sabah gelen ereksiyon nöbetim, bu sabah ücretli izne çıkmıştı.

velhasıl, türkiye’nin geleceği için hükümetimiz elinden geleni yapıyor. bence panik yapmaya falan gerek yok. dünya bankası’nın rehberliğinde diğer üçüncü dünya ülkeleri ve güney afrika kabileleri tarafından denenmiş ekonomik paketlerimiz piyasaları o biçim yapacak.

értuğrul özkök, paris ’08

Bir Cevap Yazın

  1. bnp paribas’nın konduğu türk(!) ekonomi bankası ağacında dallar artık fransızca açıyor, iş başvurularında fransızca formlar kullanılıyor.