-- 05:45 Hikayeleri

pembe dizilerle olan aram

çocukluğumu, ergenliğimi, gençliğimi, her şeyimi çürüttü bu pembe diziler, hala da aynı uygulamaya devam ediyor. bir kere pembe dizi ne lan, izleyene izletene hakaret. salak kız dizisi gibi.

efendim, her şey yalan rüzgarıyla başladı. ardından cesur ve güzel geldi. bunlar çocuk halimin psikolojisine ilk top atışları yaptılar. murat yakın vari derinlemesine paslarla ruhuma indiler, kızcası benden bir victor hugo yaratmanın ilk adımını attılar. emosyonel gelişimim brezilya dizisi marimar ile devam etti. ama orada öğrendiğim taktikleri bu yaşta bile kullanıyorum manitalara karşı.

ortaokula gelip olgunlaşma, kıllanma dönemlerime girdiğimde büyük yanlış yapıp ben de sardım fena serilere. orta 1 hollyoaks, orta 2 dawsons creek, orta 3 passions izleyerek geçti. artık orta 3 öğrencisi olup ileride yapacağım öküzlüklerin farkına vardığım halde nasıl oldu da passions gibi bir diziyi izledim, bilemiyorum. cehenneme gidip gelmeler, cadı karı ile yanındaki bücürü, yavşak sevgili ethan, tenisçi salak kız, serseri zenci dj, kindar polis memuru, süper zengin ailenin ciddi sırlarının olması durumu… ne bok ararsan vardı lan.

lisedeyken argentinoslu natalia oreironun dizisi çok popülerdi, ben artık bırakmıştım pembe diziyi. limp bizkit fanı olduğu için devamlı ters taktığı kırmızı şapkalı hizmetçi kızlan sarışın zengin oğlanın aşkıydı, bir bölüm çaklıt sıtarfiş albümünün dördüncü şarkısı çalmıştı. googleda aradım da natalia’nın baya baya kukusunu gördüğüm fotoğrafları gördüm, rahatladım…

sene 2009, artık yerli pembeler trend oldu. boğaz manzaralı yalılar birer aşk yuvası oldu. misal aşkı memnu. kural tanımayan anarşist aşıkları stalin rusyasından etkilenip ver allahım ver yapıyor, aman sabahlar olmasın. şimdinin çocukları şanslı, böyle dizileri izleyip pornel olayları öğreniyorlar, modernleşiyorlar.

olmadı pembe dizilerle aram. çok uğraştılar, yapamadılar.

Bir Cevap Yazın

  1. bu pembe dizilerin ben de kötü anıları vardır. bekaretimi komşu kızının elinden zor kurtardım desem yeridir. anası işteyken sabahları verilen köle izavrayı izlerdi, sonra annemi de ders çalışacağız sözüyle kalbinden vururdu. kitapları hiç açmaz, köle izavradaki öpüşme sahnelerine bakardık. bir iki dersten kaytarmaya çalıştım ama ilk öpüştüğüm ve biciklerimi öpen kişinin bir kız olmasına engel olamadım 🙁