ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün

son günlerdeki halim (ctrl+j yapınca buraya “son günlerdeki halim” otomatik olarak geliyor) gerçekten de fenerbahçe forvetinden farksız. gol yollarından etkisiz kalan, istediği pasları alamayan, arkadaşları tarafından iyi beslenemeyen, hüzünbaz, melankolik, içine kapanık, kader kurbanı, perişan, kederli, itik, yitik, bitik bir fenerbahçe santraforu ile beni yan yana koyun, arada hiç bir fark bulamazsınız. yine de kafaya taktığım … Read moreısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün

cumartesi geceleri ve pazar özeleştirileri

rüyamda meksika sınırından kaçak geçiyorduk arabamızla. sonra farkettim ki rüya değilmiş. alkolün etkisinden dolayı halisünasyon görüyormuşuz. bu tekile ne menem bir şeyse bu kez beni sahiden meksika’ya yolladı. halbuki kendisiyle ilişkimiz başlangıçta birbirine ısınamamış çiftler gibiydi. siz de bilirsiniz bu şekilde başlayan ilişkiler ısınamama itiraflarının sağladığı paslaşmalarla başını alıp tutkulu aşklara dönüşür. ben de tekiladan … Read morecumartesi geceleri ve pazar özeleştirileri

ama ben tarihimi bilmiyorum. n’olacak şimdi?

senelerce türk tarihi dersi gördükten sonra tarih hocasına türkler kadar geniş bir tarihe sahip miletin olup olmadığını sormak herhangi birinizin aklına geldi mi bilmiyorum ama sivil’in aklına gelmişti. benim aklıma başka şeyleri sormak gelmişti hep ama terbiyem el vermiyordu. o zamanlar terbiye sahibiymişim demek ki. o zamanlar dediğim lise. lisede tarih dersi almıştım. sayısal öğrencisiydim. … Read moreama ben tarihimi bilmiyorum. n’olacak şimdi?

çok şahsi bi’ yazı

merhabalar. size hemen bir itirafta bulunacağım. önceleri bir dünya markası olmayı hayal ederdim beko gibi ama her yağmur yağdığında çoraplarımın ıslandığını farketmem ile birlikte bu hayalimin gerçekleşmeyeceğini anladım. bir dünya markasının çorapları ıslanmamalı, değil mi? soranlara ne derim sonra, deseni öyle, imajım böyle desem dört-beş kez yediririm belki ama sonrasında ne olur? geceleri, özellikle soğuk … Read moreçok şahsi bi’ yazı

yeni yıla girerken

2011’e nasıl girdiğimi hatırlamıyorum, 2010’a da, zaten şansım olsaydı bu iki yıla da girmezdim. hakikaten düşündüm de  2000 ve 2005 yılları dışında yeni yıla nasıl girdiğimi pek hatırlamıyorum. 2000 yılına girerken içimde “acaba dünya yok olur mu lan” şüphesi yok değildi ne yalan söyleyeyim. zaten o zamanlar cemaatten yeni kopmuş (ataköy 5. kısım satanist cemaatindeydim) … Read moreyeni yıla girerken

her şey olabildiğine olağan

şu an kafam çok acayip düşüncelerle dolu sevgili blog okurları. öyle ki kendimi koliletip orta dünyaya göndermek, orada elflerle falan dostluklar kurmak istiyorum. kendimi gondolin iskelesinden batıya giden ilk vapura atıp bu rüyadan kadıköye varmadan uyanmak istiyorum. şu sıralar sadece ama sadece klasik müzik dinliyorum ve dinlediğim şarkılarının adı “last invasion”, “final judgement” gibi gibi şeyler … Read moreher şey olabildiğine olağan

pazartesi günlerine nasıl başlamalı

sorunun cevabı basit. bence sevişerek başlamalı. başka türlü kurtulmak mümkün değil bu sendromdan. ben mesela bugüne dün -yani pazar günü- neden beş şişe soda içtiğimi düşünerek başladım. hazımsızlıktandır muhtemelen dedim kendi kendime. son zamanlarda hazmedemediğim şeylerin listesini yapmaya karar verdim, daha yapmadım. belki birgün lazım olur diye googledan kendimi şanslı hissederek yogaya başlarken araması yaptım, … Read morepazartesi günlerine nasıl başlamalı

penaltı edebiyatı

o an. kesin öleceğimi bilseydim bileklerimi keserdim. ölmeme ihtimalimin çok komik olacağını düşündüm. bir yetişkinin intihar teşebbüsünün beş yaşında bir kızın çığlık atarak elma şekeri istemesinden hiçbir farkı yoktu. kendimi yüksek bir yerlerden bırakmak istedim. evet, o zaman kesin nalları dikerdim. hayır, cenazem yakışıklı olmalıydı. ayrıca yüksekten korkuyordum. babadan kalma bir yavuz16’ım vardı. hiç mermim … Read morepenaltı edebiyatı

arka direkte top beklemek

inişli çıkışlı geçen son birkaç günden sonra bütün gün evde kalıp televizyon izlemeye karar vermemin benim için nasıl sonuçlar doğuracağını önceden kestirmem mümkün değildi, hayatımdaki pek çok şeyin aksine. natgeo’da önce su altında 9 dakika duran adamı, sonra insan yiyen yamyamları -afiyet olsun-, sonra da voodoo rahiplerini gördüm ki rahiplerin genel olarak saçlarını uzayıp düzel … Read morearka direkte top beklemek

2011 de bitiyor

şu kadar zamandır bloga yazmadığıma inanamıyorum arkadaş. hakikaten inanamıyorum. yok yani böyle bir olay. ulan it yazmıyorsun, bari git şu facebook sayfasına bak, onlar da okurların haykırışlarını oku. evet. bugüne kadar blogda pek çok ibnelik, orospu çocukluğundan bahsettik, bu son ayrılık da bizim orospu çocukluklarımız hanesine not girilsin lütfen. zamanı gelince geri dönüş yaparız. şimdi … Read more2011 de bitiyor

papatyalı yazılar vol. 1

güne “sabahın köründe daha güneş doğmadan, mahallenin piçleri sokağa çıkmadan” şarkısıyla başlamanın bir getirisi olur mu diye düşündüm. küheylan yelesinden yapılmış döşeğimden (heyt be!) adeta bir ok gibi fırladım. tabi hevesim çabuk kırıldı. neden kırıldı derseniz yalnızlık koyuyor. bahar aylarının gelmesiyle gevşeyen gönül yayları istiyor ki manita gelsin, daha mahallenin piçleri sokağa çıkmadan, “hayatıım, sana … Read morepapatyalı yazılar vol. 1

aslında hayat güzel yüksel uzel

merhaba. aslında hepimiz varlıklı bir ailenin tek çocuğu olmak isteriz, ama orta gelirli bir ailenin 3 numarasısıyızdır. gerçekten bedava ve bir o kadar da şahane şeyler yapmak yerine üzerinde amex yazan kartlarımızla bedavaymışçasına alışveriş yapmak isteriz. 350 yeni türk lirası sayarak aldığımız v yaka tişörtün iman tahtamıza temas ederken aldığımız orgazmik hazdan ziyade her daim … Read moreaslında hayat güzel yüksel uzel

dust kuruyorum beyler

hani sibel kekilli diyor ya, “porno benim isyanımdı“.  bir dönem gençliğin de isyanı counter strike idi. ben de counter ile isyan etmiştim hatta. birgün mal arkadaşım mucit osman’ın “olm gel kantır oynayalım” demesinin o an hayatımda çok şeyi değiştireceğini bilmiyordum. sonradan bu oyun bir şekilde isyana dönüştü işte. sniper açıp binaların tepelerinden falan atlıyordum. aynı … Read moredust kuruyorum beyler

hayat sevince güzel

bu lafı kim söylemişse baştan savma iş yapmış, çünkü detaya girmesi gerekiyordu. onun yerine detaya ben giriyorum, ayşecik’ten böyle bir şey beklememek lazım. mart ayının gelmesiyle birliket… ehehehe yazının devamını tahmin etmek zor olmamalı. istanbullu okurlarım eğer kedi konulu bir yazı bekliyorsa daha vahşi olmalarını önerir ve en yakın hayvanat bahçesinin darıca’da olduğunu hatırlatmak isterim. … Read morehayat sevince güzel

üniversiteyi kazandırıyoruz

Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü… Sevgilisiyle üniversite yerleştime sınavı tercihi formunu doldurabilmiş şanslı erkeklerdendim ve bana yukarıdaki bölümü yazacağını söylemişti. Bu olayın aklımda kalması ise o an zihnimde beliren şeylere dayanıyor. Normal bir insan acaba o bölümün eğitimi, hocası nasıldır; mezunu ne çıkar diye düşünürken ben sevgilimin o zamana kadar bana neden vermediğini düşünüyordum. evet, … Read moreüniversiteyi kazandırıyoruz

eşeğe de bindiniz mi ?

bugün de  cinsel içerikli bir yazıyla karşınızdayım. demem o kiyle giriyoruz yazıya, gazete köşelerinde karşı cinsle olan münasebetlerini özgürce anlatabilip kadınlığını doyasıya yaşayabilen şişman hatunlara fena kılım. basen genişliğini ülkedeki gelir adaletsizliğine bağladığım bu organizmalar fantastik kurgu hikayeleriyle de epey bir okur sahibi, bu duruma da kılım. ilişki olarak one-night stand düzeyini aşamamış, hiçbir zaman … Read moreeşeğe de bindiniz mi ?

cumartesimiz şenlensin

sabah sabah msnde online olur olmaz bir arkadaşımdan aldığım dosya iletim uyarısıyla günün çok hızlı başladığını farkettim. yerlerdeyim ulan.jpg adlı dosya açıkçası ilk anda adrenalimi artırmıştı. ama dosya iletimi daha tamamlanmadan neyle karşı karşıya olduğumun farkına vardım. sinan coşkun adlı hesap orijinal midir bilemiyorum ama son zamanlarda gördüğüm en vurucu ifadelerle anlatılmış bir profil kısmına … Read morecumartesimiz şenlensin

iki birayla değişir her şey

iki biranın çok hükmü var. özellikle de haydi beyler ortamlarda feci hükmü var. erkeksel bir konuya değiniyorum bugün. erkek erkeğe dörderli beşerli biralı vodkalı ev toplantıları söz konusuysa bilin ki o akşam tvde güzel bir maç vardır. çorap-boxer-atlet kutsal üçlemesiyle birlikte hemen abi biz böyle erkek erkeğe iyiyiz, bekarlık sultanlık geyiklerine girilir. o sıralarda şen … Read moreiki birayla değişir her şey

70 milyon hadisesi

hemen bir konuya açıklık getireyim. şimdi nereden aklına geldi diyeceksiniz ama ben narsizmin dibine vurmuş program sunucusu görmek istemiyorum güzel televizyonlarımızın ekranlarında. “70 milyon bizi izliyor…” bu ne demek şimdi kardeşim? 70 milyon nufüsun tamamı sizi mi izliyor? herkesin bakışları sizin kanalın açık olduğu televizyonun üzerinde mi? beni niye bunu söylüyorum. ahmet çakar çıksın, 70 … Read more70 milyon hadisesi

dünden bugüne silikonlu memeler

güzel şey meme, çoğumuz sever. lakin insanoğlunun kompleksi öyle noktalara vardı ki artık bu güzellik de yetmiyor insanlara. sevmediğimi falan düşünmeyin silikonu, sansasyonel olması hoşuma gidiyor. şimdi ülkemizdeki uygulamalar üzerine yaptığı kısa bir araştırmadan sonra edindiğim bulguları paylaşacağım sizle. kronolojik gidicem. öncesini hatırlamıyorum. türkiyede kendine güvenip silikona varım diyen ilk kadın sevda demirel olmuştu. 0900lü … Read moredünden bugüne silikonlu memeler

%d blogcu bunu beğendi: